Karslı Otobüs Terminali Dere Yatağına Olmaz

Jeofizik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr.Hakan Karslı, Dere yatağına otobüs terminalini koymak değil düşünmek bile abesle iştigaldir dedi.

Karslı Otobüs Terminali Dere Yatağına Olmaz

Karslı: Trabzon ili Yeni OTOBÜS TERMİNALİ projesinin tamamlandığı ve ihale aşamasına gelindiğini
Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın kamuoyuna yaptığı açıklama ile öğrenmiş bulunmaktayız.
Terminalin inşaa edilecek yer Trabzon-Gümüşhane Devlet Karayolu'nun 1. km'sinde Ortahisar ilçesi
Sanayi Mahallesi, Anadolu Bulvarı üzerinde Değirmendere Akarsu'yu ile karayolunun arasında kalan
30.144,85 m²lik bir alandır (Şekil 1). Terminal binasının yenilenerek daha modern bir görünümde ve
işlerlikte şehrimize kazandırılması konusunda hemfikir olmakla birlikte, yeni terminalin inşaa edilmesi
için belirlenen yerin uygun olmadığını belirtmek isteriz. Bu alanda yeni terminal yapılacağını ilk
öğrendiğimizde de Trabzon'un jeomorfolojik yapısı, heyelan, sel ve taşkın tehlike ve riskleri, ulaşım
planı, şehrin konumsal yapısı ve gelişim yönleri vb. açılarından uygun olmayacağı görüşümüzü
nedenleri ile birlikte hem sayın yetkililerle hem de farklı platformlarda kamuoyuyla paylaşmıştık. Ancak
gelinen noktada belirlenen bu alanda terminalin inşaa kararı alınmış, projelendirilmiş ve şimdi ihale
süreci planlanmaktadır. Alanın uygunluğunun yasal çerçevede ve şehir planlaması açısından
değerlendirmesi ilgili diğer meslek odalarımız tarafından kamuoyu ile paylaşıldı ve paylaşılmaya da
devam edecektir. Biz Jeofizik Mühendisleri Odası olarak bu alanın yerbilimsel açıdan uygun
olmadığını tekrar kamuoyuyla paylaşmak ve sayın yetkililerimizi yeniden proje üzerinde düşünmeye
davet etmek istiyoruz.
Bu alanın çok açık olarak Değirmendere Akarsu'yunun yatağı olduğu ve alanın hafriyatla doldurularak
oluşturulduğu bilinmektedir. Bununla birlikte Trabzon İli'nin heyelan, sel ve taşkın tarihsel süreci
incelendiğinde Değirmendere Akarsu'yun yatağından taşarak birçok alanda can ve mal kayıplarına
neden olduğu görülmektedir. Genel olarak Doğu Karadeniz Bölgesindeki heyelan, sel ve taşkın
kaynaklı afetlerin 90 yıllık sürecine bakıldığında 59 adet can ve mal kaybına neden olan afet meydana
gelmiş, bunların çoğunluğu Trabzon (15 adet) ve Rize (27 adet) İllerinde gerçekleşmiş ve 644 can
kaybına neden olmuştur. Sadece Trabzon İli ve ilçelerindeki can kaybımız 360 olarak kayıt altına
alınmıştır. Yine geri dönük analizler yapıldığında özellikle sel ve taşkın kaynaklı afetlerdeki can ve mal
kayıplarının en fazla yaşandığı yerler dere yatakları ve havzalarında yeralan yerleşim yerlerinde,
tesislerde, kamuya veya özel sektöre ait binalarda gerçekleşmiştir. Bununla birlikte sel ve taşkınların
nedenlerine bakıldığında doğal nedenlerden yoğun yağışların, topoğrafik şartların yanında insan
müdahalesi ile akarsu yataklarının daraltılması, değiştirilmesi, akarsu akış düzenine uygun olmayan
köprü, yol, menfez vb. yapıların yapılması gibi nedenler olduğu tespit edilmiştir. Buna göre,
(1) Öncelikle bu alanın seçiminde hangi bilimsel kriterlerin kullanıldığının ve bu alnı içine alan
yapılmış bir mikrobölgeleme çalışmasının olup olmadığının ve varsa bu alanının uygunluk
değerlendirmesinin ne olduğunun kamuoyuyla paylaşılmasının çok yararlı olacağını belirtmek
isteriz.
(2) İlimizde karşılaştığımız sel-taşkın ve heyelan nedenli afetlerin daha bir yenisini 2019 yılı
haziran ayında Araklı ilçemizde yaşadık ve 7 can kaybımız oldu. Akarsu havzasındaki birçok
kamu ve özel bina kullanılamaz hale geldi! Çok çabuk unuttuk! Hatırlarsak bu afet üzerine
devlet yetkilileri bundan sonra akarsu yatakları üzerinde yapılaşmaya müsaade etmeyeceğiz
açıklamalarını yapmışlardı.
(3) Küresel iklim değişikliğinin hızla tüm dünyayı etkisi altına aldığını ve son yıllarda özellikle
İlimizdeki etkisini yağışların normalin dışında çok kısa sürede çok yoğunlaşarak sel ve
taşkınlara dönüşmesi şeklinde görmekteyiz. Normal olarak Trabzon ilin yıllık ortalama yağış
miktarı yaklaşık metrekare başına 800-850 kg olduğu, ancak bu miktarın önemli bir kısmının
çok kısa bir zaman aralığında ve yerel olduğu dikkate alındığında Değirmendere vadisinde sel
ve taşkın tehlikesi yüksek olmakla birlikte, Akarsu yatağındaki yerleşim yerleri, sanayi tesisleri,
diğer yapılar ve buralarda yaşayan insanlar ve diğer tüm canlılar yüksek risk (muhtemel can
ve mal kaybı) altındadır. Bu kapsamda değerlendirildiğinde, İlimizde gerek büyük yağış
miktarı, gerekse topografyanın dağlık, engebeli oluşu ve aşırı eğimden dolayı yağışların hızla
yüzey akışına geçerek kısa sürede taşkın ve sellere sebep olduğunu unutmamak gerekiyor.
(4) Değirmendere Akarsu yatağı ve havzası suyun doğal akışıyla oluşmuş, taşınan alüvyonal
malzemelerin birikmesiyle şekillenmiştir. Alüvyonal zeminler, zayıf dayanımlı olup üst yapı için
elverişli değildir. Üstelik bu alanın alüvyon zemin üzerinde hafriyat malzeme dökülerek
oluşturulduğu da dikkate alındığında imar açısından uygunsuzluk daha da artmaktadır.
Bununla birlikte, Değirmendere vadisi iki yanı hemen hemen dik eğimli yamaçlarla
sınırlandırılmış olup, tüm yüzey suları ve yeraltı suları yamaçlardan aşağıya akarak ve/veya
sızarak bu alüvyonal arazi altında birikmekte veya akarsuya ulaşmaktadır. Dolayısıyla bu 
alanda yapılacak binanın temel yapısı yeraltı suyundan aşırı etkileneceği aşikardır. Yeraltı su
girişimi nedeniyle bina temellerinde aşırı nemlenme ve korozyon oluşur, bu da binaların uzun
ömürlü olmasını engeller.
(5) Terminal binası ve çevresinde insan aktivitesi günün her saatinde yoğun olacağı için bina
önem katsayısı en yüksek olan grupta yer almaktadır. Yani herhangi bir afet sonrasında
hemen kullanılması gereken bir bina grubundadır. 21 Haziran 1990'da mevcut terminal binası
Değirmendere Akarsuyu yatağından yaklaşık 200m kadar uzak olmasına karşılık oluşan sel ve
taşkından dolayı kullanılmaz duruma geldiği hatırdan çıkarılmamalıdır.
(6) Günümüzdeki iklim koşullarındaki ani değişimleri ve Trabzon İlindeki yağış yoğunluğu dikkate
alındığında sel ve taşkın oluşum dönüşüm periyotlarının kısa süreli olduğu unutulmamalıdır.
Alanın dar bir vadi içinde yeralması, alanda oluşacak trafik yoğunluğunu karşılayacak bir
özellikte olmadığını göstermektedir.
(7) İlimizde birçok alanda dolgular ve akarsu yatakları üzerinde yapılan tüm yapılarda sorunlar
yaşandığı hepimizin malumudur. Bu tür akarsu havzaları ve dolgu alanlarının halka açık
sosyal donatı ve yeşil alanlar olarak düzenlenmesini beklerken, sürekli yapılaşmanın
yapılması yönünde karaların alınması ve bu konudaki itirazların dikkate alınmaması gerçekten
anlaşılır değildir. Bununla birlikte belirtmek isterim ki, bu tür zeminlerde yapılan binaların
yapım maliyetlerinden daha çok sonrasında oluşan zemin ve yapı deformasyonu sorunlarının
çözümüne harcanmaktadır. Ülke ekonomimize gereksiz yükler getirmemeliyiz. Yer seçiminden
imalata ve kullanıma kadar her uygulamanın bilimsel temelli olması ve şehrin ortak aklına göre
hareket edilmesi zorunludur.
(8) Bu alanın zemin etüt (jeolojoli-jeofizik-jeoteknik) ve yapılmış ise tüm Değirmendere havzasının
sel-taşkın risk analiz raporlarının odamızla paylaşılması durumunda inceleyip teknik
değerlendirmemizi rapor halinde sunmaya hazır olduğumuzu paylaşmak isteriz.
Şekil 1. Yeni Otobüs Terminal alanının konumu ve Değirmendere Akarsuyu
Saygılarımızla
Jeofizik Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi
9. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı
Prof. Dr. Hakan KARSLI

Güncelleme Tarihi: 16 Mayıs 2020, 14:53

Kürşat Emiroğlu

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER